Trafik kazası tazminatının doğrudan zarar verenin sigortasından talep edilmesinde usul;

Karayolları Trafik Kanunu uyarınca öncelikle sigorta şirketine yazılı başvuru,

Sigorta şirketinin, ödeme talebini reddi, kısmen reddi veya 15 gün içerisinde talebe cevap vermemesi halinde dava şartı arabuluculuğa başvuru,

Uyuşmazlığın arabuluculukta çözülmemesi halinde ise ticaret mahkemesinde maddi tazminat davası açılmasıdır.

Davanın sigorta şirketine başvuru yapılmadan açılması halinde mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için kesin süre verilir. Davanın arabuluculuğa başvuru yapılmadan açılması halinde ise dava usulden reddedilir.

Sorumluluk Sigortası İle Birlikte Zarar Verene Dava Açılması

Uygulamada, sorumluluk sigortasının varlığı halinde tazminat davası, hem sigorta şirketi hem de zarar verene karşı birlikte yöneltilir. Örneğin trafik kazası sonucunda destekten yoksun kalma tazminatı davasının hem kusurlu sürücüye hem de onun sigortacısına karşı açılması gibi. Bununla birlikte malpraktis nedeniyle tazminat davaları da hem yanlış tedavi uygulayan hekime hem de hekimin mesleki sorumluluk sigortacısına karşı açılabilir. Bu durumda bu kişiler arasında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olur ve görevli mahkeme ise dava yığılması uygulamasına göre tespit edilir.

Trafik Kazası Tazminatında Görevli Mahkeme

Trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının sadece kusurlu sürücüye yöneltilmesi halinde, dava haksız fiil hükümlerine dayanacağından bu davada asliye hukuk mahkemesi görevli olur. Bu durumda arabulucuya başvuru bir dava şartı olmayıp, ihtiyari arabuluculuk yoluna gidilebilir. Yani böyle bir davada arabulucuya başvuru zorunlu değildir. Ancak dava hem sigorta şirketine hem de kusurlu sürücü veya araç işletene karşı açılacaksa, öncelikle sigorta şirketine başvuru ve sigorta açısından arabuluculuk sürecinin işletilmesi gerekir. Sigorta şirketine karşı arabuluculuk süreci tüketildikten sonra hem kusurlu sürücüye hem de sigortaya yöneltilecek tazminat davasının asliye ticaret mahkemesinde açılması gerekir. Her ne kadar sürücüye karşı açılacak davada asliye hukuk mahkemesi görevliyse de, diğer davalıya karşı açılacak davada görevli olan ticaret mahkemesi ihtisas mahkemesi olduğundan, her iki davalıya açılan dava ihtisas mahkemesinde görülür.

Sigortalı ile Sigortacı Arasında Poliçeden Kaynaklanan Davalarda Görevli Mahkeme

Sigortalı ile sigorta şirketi arasında, sigorta poliçesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların hukuki niteliği ve görevli mahkemenin belirlenmesinde sigortanın konusu önem taşır. Kişinin, mesleği ve ticari faaliyeti ile ilgili olmayan sigortalarda tüketici ilişkisi söz konusu olur. Kişisel amaçlı kullanılan araç sigortası, konut sigortası, sağlık sigortası, hastalık veya emeklilik sigortalarında sigortalı tüketici konumundadır. Bu nedenle bu tür sigortalarda sigortalı ile sigorta şirketi arasındaki davalar zorunlu arabuluculuğa tabi olur ve tüketici mahkemelerinde görülür.

Ancak sigortanın konusu, sigortalının mesleki ve ticari faaliyetiyle ilgili riskler ise bu durumda uyuşmazlık ticari nitelikte olur, arabulucuya başvuru yine zorunlu olur ve dava asliye ticaret mahkemesinde görülür.

Sigortanın Halefiyet Hükümleri Uyarınca Rücu Halinde Görevli Mahkeme

Sigorta konusu riskin gerçekleşmesi halinde sigortalısına ödeme yapan sigorta şirketinin, zararın ortaya çıkmasında kusurlu bulunan üçüncü kişiye rücu etme hakkı vardır. Sigorta şirketi bu durumda, halefiyet hükümleri uyarınca sigortalısının yerine geçerek üçüncü kişiden tazminat talep edebilir. Bu durumda uyuşmazlığın niteliği ve davada görevli mahkeme, sigortalı ile üçüncü kişi arasındaki hukuki ilişkiye göre belirlenir. Sigortalı ile üçüncü kişi arasında tüketici ilişkisi varsa sigorta şirketi ile üçüncü kişi arasındaki uyuşmazlık tüketici uyuşmazlığı, ticari ilişki varsa sigorta ile üçüncü kişi arasındaki uyuşmazlık da ticari nitelikte olur. Her iki durumda da uyuşmazlık zorunlu arabuluculuğa tabi olur. Ancak üçüncü kişinin sigortalıya karşı eylemi haksız fiil niteliğinde ise sigortanın açacağı rücu davasında asliye hukuk mahkemesi görevli olur. Bu durumda dava şartı arabuluculuk söz konusu olmaz. Sigortalı ile üçüncü kişi arasındaki ilişki kira hukukundan kaynaklıyorsa, sigorta şirketi ile üçüncü kişi arasındaki tazminat davasında sulh hukuk mahkemesi görevli olur ve yine arabulucuya başvuru zorunlu olmaz.

Sigorta Şirketinin Sigortalıya Rücuen Tazminat Davasında Görevli Mahkeme

Sigorta şirketi, sigortalısının neden olduğu bir zarardan dolayı üçüncü kişiye ödeme yapmak zorunda kalırsa, kendi sigortalısına rücu edebilir. Örneğin alkollü araç kullanan sigortalının karıştığı trafik kazasında sigorta şirketi, zarar görene yaptığı ödemeyi kusuru oranında kendi sigortalısından isteyebilir. Bu durumda rücuen tazminat davası sigorta şirketi ile sigortalı arasındaki tüketici ilişkine dayanacağından görevli mahkeme tüketici mahkemesi ve arabulucuya başvuru zorunlu olur.

Ancak yine sigorta sözleşmesinin konusunu sigortalının mesleki veya ticari faaliyeti oluşturuyorsa taraflar arasındaki ilişki ticari nitelikte olacağından görevli mahkeme ticaret mahkemesi olur. Bu durumda da arabulucuya başvuru bir dava şartı olarak değerlendirilir.

Karayolları Trafik Kanunu Madde 97 göre “Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya dava da açabilir.” Hükmünü içermektedir.

Kimler dava açabilir?

Bu hususta ikili bir ayrım söz konusudur. Eğer trafik kazası mağduru hayatta ise borçlar kanunun 41. 45. Ve 47. Maddeleri uyarınca bizzat kendisi maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Eğer mağdur vefat etmiş ise onun vefatı ile maddi ve manevi zarar gören yakınları, annesi, babası, eşi, çocukları, kardeşleri, nişanlısı, bakım ve desteği altındaki kişiler maddi ve manevi zararlarının tazmini için dava çama hakkına sahiptirler.. Mağdur ölmeden evvel tazminat davası açtıysa yine bu kişiler davaya devam edebilirler.

Trafik kazalarında dava açma süresi nedir?

Borçlar kanunu 60. maddesi “Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz. Şu kadar ki zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur. Eğer haksız bir fiil, mutazarrır olan taraf aleyhinde bir alacak tevlit etmiş olursa, mutazarrır kendisinin tazminat talebi müruru zaman ile sakıt olsa bile o alacağı vermekten imtina edebilir” şeklindedir.

Kanunda da açıklandığı üzere maddi ve manevi zararların tazmini için dava açmak için yasada belirlenen süre mağdurun uğradığı zararı ve failini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıldır. Her halükarda ise kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra dava açma hakkı zaman aşımına uğrar. Fakat trafik kazası sonucu ortaya çıkan durum ceza davasının gerektirir bir durum ise, ve o durum için ceza kanunlarında çok daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörülmüş ise tazminat davası açma süresi de ceza kanunlarında düzenlenmiş olan zamanaşımı süreleri esas alınır. Eski ve yeni Ceza kanunlarında farklı ceza zaman aşımı süreleri söz konusu olduğu gibi kazada meydana gelen zarara göre de zamanaşımın yani dava açabilmenin süresi değişebilmektedir.

Buna göre bir kazanın meydana gelmesinde araç kullanan şoför kusurlu ise şoföre dava açılacaktır. Eğer araç trafik kaydında şoförün üzerine kayıtlı değilse, yasa gereği aracın maliki de zarardan sorumlu olduğundan tazminat davası her ikisine birlikte yöneltilecektir. Zararı doğuran eyleme kimler sebep oldu ise kusurları dikkate alınarak dava açılabilecektir.

Fakat trafik kazasına yol açan kişi bakımından yapılan bu ayrımın yanında daha önemli bir ayrımda zararın türüne göre sorumluların belirlenerek açılmasıdır. Zararın kaynaklandığı hukuki ilişkinin türünden yola çıkılarak davalılar belirlenir.

Örneğin : Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bakımından doğan maddi zararları teminat limitine kadar sigorta şirketi karşılarken teminat limitinin üzerindeki zararlar araç sahibine yöneltilerek talep edilebilir. Lakin manevi zararlar bakımından söz konusu sigorta türü için, sigorta şirketinin sorumluluğu yoktur. Bilakis kasko olarak bilinen(Karayolları İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası) sigorta türü bakımından sigorta şirketlerinin sorumluluğu söz konusudur.

Tabi burada Zorunlu Taşımacılık Ferdi Koltuk Kaza Sigortasının da ek bir güvence sağladığı unutulmamalıdır.

Kazaya sebebiyet veren kusurlu aracın şoförüne karşı yolcular tazminat davası açabilir mi?

Burada yolcuların araç şoförüne veya araç sahibine dava açma hakları pek tabidir ancak ailevi nedenlerle araç şoförüne dava açılmak istenmemektedir. Peki böyle bir durumda sigorta şirketine karşı dava açılabilecek midir? Bu soruya rahatlıkla evet cevabı verebiliriz. Rücu şartlarının olmaması kaydıyla kusurlu aracın sürücüsü tarafından herhangi bir ödeme yapılmadan meydana gelen zararın sigorta şirketi tarafından karşılanması sağlanabilir. Sigortanın türüne gore talep edilecek zarar da değişmektedir. Zira ihtiyari mesuliyet sigorta ile Zorunlu Mesuliyet sigortalarının kapsamları farklı olduğu gibi Zorunlu Ferdi Koltuk Sigortası da farklı zararları karşılamaktadır.

Zorunlu Mali sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin, üçüncü kişilere verdiği onun karşılamak üzere oluşturulmuş bir sigorta türüdür dolayısıyla araçta bulunan kazaya sebebiyet veren şoför hariç yolcularda üçüncü kişi olacağından sigorta şirketine dava açabilirler.

Maddi ve Manevi Tazminat Kapsamı ve miktarı nasıl belirlenir:

Trafik kazası sonucunda ölüm olayı gerçekleşmişse; Mirasçıları, ölenin desteğinden yoksun kaldıklarından destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin masraflarını talep edebileceği gibi, ölenin,ölümü nedeniyle duydukları elem, acı ve üzüntü nedeniyle manevi tazminatta talep edebilirler.

Yaralanma meydana geldiyse; Meydana gelen iş ve güç kaybı nedeniyle iş ve güçten yoksun kalınan gün boyunca, çalışamadığı ve kazançtan yoksun kaldığı için, çalışamayıp yoksun kaldığı kaybı, tedavi görmüşse tedavi masraflarını isteyebilecektir. Aynı şekilde manevi tazminat talebinde de bulunabilecektir.

Sakatlık oluştuysa; Kişi sakatlık oranına göre meydana gelecek iş ve güç kaybına göre zararını talep edebilecek, tedavi masraflarını isteyebilecek ve manevi tazminata hak kazanabilecektir. Ayrıca, araçlara veya eşyalara verilen zararların karşılanmasını istenebilecektir.

Tazminatın hesaplanmasında davacının ekonomik durumu ve uğramış olduğu zararların tam olarak tespiti çok önemlidir. Bu hesaplama sırasında hasarlar delilleriyle tam olarak ispat edilemez ise asgari ücret üzerinden zararın hesaplanması ve daha düşük tazminat miktarları söz konusu olacaktır. Özellikle manevi tazminat soyut bir kavram olduğundan kazazedenin uğramış olduğu zararların net ve çok iyi bir şekilde, delilleriyle birlikte ortaya konulması gerekmektedir. Bu hususta profesyonel avukatlardan yardım almanın önemi özellikle tazminatın miktarının doğru ve tatmin edici olması yönünden önemlidir.

Araç Değer Kaybı Nedir?

Trafik kazasına karışan araçların hasarları trafik sigortası tarafından garanti altına alınmıştır. Araç hasarı onarıldıktan sonra kaza yapan aracın rayiç değeri diğer kaza yapmayan araçlara göre daha düşüktür işte bu arada kalan miktar da yine sigorta şirketleri tarafından karşılanmaktadır. Buna da Araç Değer Kaybı Denilmektedir.

Araç Değer Kaybı Davası

Araç onarıldıktan sonra sigorta şirketine ihbar yapılır ve değer kaybı talep edilir. Bu süreçte 15 gün içerisinde dava açma hakkınız bulunmaktadır.

Araç Değer Kaybı Başvurusu

Tamirat işlemi tamamlandıktan sonra bütün evraklar ile birlikte aracın kazalı fotoları ve onarılmış fotoları, faturalarıla birlikte ilgili sigorta şirketine Araç değer kaybı için Başvuru yapılır.

Araç Değer Kaybı Nasıl Alınır?

İlgili evraklar sigorta şirketine elden ya da mail yolu ile teslim edilir. Ancak evraklarla birlikte bir de dilekçe hazırlamanız gerekmektedir. Araç Değer Kaybı Dilekçe Örneği birçok yerde mevcut hazır şablonu doldurarak talepte bulunabilirsiniz.

Araç Değer Kaybı Şartları

Araç değer kaybı tazminatı alabilmeniz için belli şartları yerine getirmiş olmanız gerekiyor. Sigorta şirketinden tazminat alabilmeniz için öncelikle kaza da haklılık payınız olmalı.

Araç Değer Kaybı Sorgulama

Sigorta şirketine başvuru sonrasında sizin için orada bir dosya açılacaktır. Hasar danışmanınız ile yaptığınız telefon görüşmeleri sonrasında dosya numaranızı bir kenara not ediniz. Bu dosya numarası ile online sorgulama yapabilirsiniz. Zaten birçok sigorta şirketi size başvuruş sonrasında mail olarak geri dönüş yaparak sorgulamanızı yaparak dosyanızı nasıl takip etmeniz gerektiğini belirtecektir.

Araç Değer Kaybı Başvurusu Nasıl Yapılır?

Kazaya ilişkin bütün evraklar bir araya getirilerek dosya oluşturulur. Ve son olarak da servis faturası eklenir dosyaya. Sigorta şirketinin sitesine girerek online bir şekilde başvuru yapabilirsiniz. Ama bu bazen sorun oluşturabilir. Hazırladığınız dosyanızı fiziki olarak da iadeli taahhütlü sigorta şirketine gönderin.

Araç Değer Kaybı Hesaplama

Araç değer kaybı hesaplama yapabilmek için elimizde olması gereken bilgiler;

Araç yaşı

Aracın fiyatı

Aracın hasar aldığı bölgeler

Araçta yapılan tamiratlar (fatura)

Aracın kilometresi

Araç Değer Kaybı Arabuluculuk

Araç değer kaybı tazminatlarında arabuluculuk süreci zorunludur. Tam olarak almanız gereken miktarı biliyorsanız ve bu tutar sigorta şirketinin size ödediği tutar ile uyuşmuyorsa siz daha fazla tazminat alabileceğinizi düşünüyorsanız. Mutlaka Arabuluculuk başvurunuzu yapınız.

Araç Değer Kaybı Aracın Yaşı

Değer kaybı tazminat davalarında araç yaşı belirleyici bir etken değildir. Eski bir aracınız vardır ancak çok kıymetlidir. Ve titizlikle bakılmıştır. Kilometresi düşük ve orijinal bir arabadır. Bu aracın değer kaybı tazminatı fazla çıkacaktır. Birçok sigorta şirketi yaşı büyük araçlarda ilk etapta ödeme yapmaya yanaşmamaktadır. Ama hakkınızı dava yoluna giderek arayınız…

Araç Değer Kaybı Az Yattı

Değer kaybı tazminatı sigorta şirketine talepte bulunmanız halinde 15 gün içinde hesabınıza yatar ancak bu yatırılan tutar sizin hak ettiğiniz tutar değildir çok zaman. Hak ettiğiniz tazminatın az yattığını düşünüyorsanız. Mutlaka dava yoluna giderek hakkınızı arayın.

Araç Değer Kaybı Başvuru Süresi

Araç Değer kaybı tazminatı başvurusu için belli zaman dilimleri vardır bunlara dikkat etmeniz gerekmektedir. Kaza tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde sigorta şirketine başvuru yapmış olmalısınız.

Değer Kaybı Davası Şartları Nelerdir?

Değer kaybı davasının açılabilmesi için bazı şartların sağlanmış olması gerekir. İlgili kanunlar araç değer kaybı davasının şartlarını belirlemiştir. Buna göre öncelikle değer kaybı davası açılabilmesi için;

Trafik kazası sonucunda yapılan kusur tespitlerinde değer kaybı talep eden tarafın %100 (sekizde sekiz) kusurlu olmaması gerekir.

Yaşanan trafik kazası sonucunda değer kaybı talep eden tarafın dava konusu aracının perte çıkmamış olması gerekir.

Açılacak olan değer kaybı davasının zarar gören tazminat alacaklısının zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içerisinde açılması gerekir.

Belirtmiş olduğumuz bu şartlara ek olarak değer kaybı davalarında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince doğrudan dava yoluna başvurabilmesi mümkün değildir. Bunun için öncelikle yaşanan trafik kazası neticesinde kusurlu olan tarafın aracını sigortalattığı sigorta şirketine yazılı olarak başvurmak gerekir. İlgili sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 15 gün içerisinde başvuruya cevap vermezse veya verdiği cevap tazminat alacaklısının zararını karşılayacak mahiyette değilse, zarar gören taraf (tazminat alacaklısı) dava yoluna veya dilerse sigorta tahkim komisyonuna başvurabilir.

Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılacak değer kaybı davalarında arabuluculuk sürecinin de tamamlanmış olması gerekmektedir. Değer kaybı davalarında arabuluculuk zorunludur ve dava şartıdır. Arabuluculuk süreci tamamlanmadan açılan davalar ret olur. Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan değer kaybı başvurularında başvuru öncesi arabuluculuk sürecinin tamamlanması zorunluluğu yoktur. Kişiler Yukarıda belirttiğimiz dava koşullarını sağlıyor ise sigorta şirketine başvuru yaptıktan sonraki 16. günde sigorta tahkim komisyonuna değer kaybı davası ile ilgili başvuruda bulunabilir.

Yukarıda belirtilen değer kaybı davası şartları taşımayan dosyalar usulden ret olacaktır. Değer kaybı davasında tazminata konu olan hasarlarda önemli bir husustur. Trafik kazaları sonucunda aracın kaportasında oluşan hasarlar için değer kaybı talep edilebilir. Far, ayna vb. gibi orjinali ile değiştirilebilen, orjinali ile değiştirildiğinde aracın rayiç bedeline etki etmeyen parçalar için değer kaybı talep edilemez.

Trafik kazası nedeniyle onarılamayacak derecede hasar gören araçlar pert olarak nitelendirilmektedir. Pert olan aracın piyasa rayiç bedelinde değişim olamayacağı için pert araçlar ile ilgili değer kaybı davası açılamaz. Değer kaybı talebinde bulunabilecek kişiler ruhsat sahibi olan yani aracın maliki olan kişilerdir. Burada maliki bulunduğu malı zarar gören kişi yani ruhsat sahibi dava açmakta aynı zamanda hukuki ve ekonomik yararı da bulunduğundan, değer kaybı talebinde bulunabilecek olan kişi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Araç Değer Kaybı Almak İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?

Araç değer kaybı tazminatı almak için açılacak olan davada birtakım belgelerin sunulmalıdır. Bu belgeleri şu şekilde sıralamak mümkündür: 

kaza tespit tutanağı, 

ekspertiz raporu, 

sigorta poliçesi, 

araçta meydana gelen hasara ait fotoğraflar, 

servis raporu ile servis faturası. İşbu belgeleri mahkemeye sunarak değer kaybı tazminatı talep edebilirsiniz. Kaza tespit tutanağı hasarın belgelenmesi bağlamında temel belgedir. Bunlarla birlikte araç değer kaybına neden olan olayla ilgili olarak bir tanığınız varsa tanıkların isimleri, adresleri de belgelenmelidir. Değer kaybına uğrayan aracın kiralık olması halinde ilgili fatura ve belgeler de gerekli evraklara dahil edilmelidir. Bu husus aynı zamanda ticari zarara uğrayan araçlar için de söz konusu olacaktır.

Araç Değer Kaybı Tazminat Hesaplama Nasıl Yapılır?

Araç değer kaybının tespit edilebilmesi için öncelikle mahkeme uzman bilirkişiye başvuracaktır. Araç değer kaybı tazminat miktarı somut olayın şartlarına göre birçok etkenin de göz önüne alınarak hesaplanması gerekecektir. Bu etkenlerden bahsetmemiz gerekirse öncelikle aracın kazadan önceki ikinci el piyasa değeri belirlenmelidir. Devamında, aracın piyasada tercih edilip edilmediği, kaç km yaptığı ve yaşı, araç yedek parçalarına kolay ulaşıp ulaşılamadığı, araç parçalarının kaçının işlem gördüğü, yedek parçaların türü, değiştirilen parçanın araçtaki konumu, parça değişiminin nasıl yapıldığı, aracın daha önce hasar görüp görmediği konuları araştırılır. Son olarak aracın kazadan sonra onarımının yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa onarım serviste mi yapıldı sorularına cevap bulunmalıdır. Araç değer kaybı tazminat hesaplama işlemi yapılırken elbette kusur durumu ve kusur oranı da göz önüne alınacaktır. İşte araç değer kaybı tazminat hesaplanma bu saymış olduğumuz ölçütler göz önünde tutularak hazırlanan bilirkişi raporu neticesinde yapılacaktır. 

Araç Değer Kaybını Trafik Sigortası Karşılar Mı?

Trafik sigortası kazada kusuru bulunmayan ya da en az kusurlu olan aracın değer kaybı masraflarını karşılamaktadır. Ancak kazaya kusuru ile sebep olmuş kimsenin aracını karşılamayacaktır. Kazaya sebep olmuş sürücülerin araç değer kaybının karşılanabilmesi için kasko sigortası yapılması tavsiye olunur. Kasko sigortasıyla kazaya sebep olan tarafın değer kaybı da güvence altına alınacaktır. Belirtildiği gibi, trafik sigortası yalnızca tek kişinin değer kaybını, yani kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın araç değer kaybını karşılayacaktır. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz TTK madde 1401’de sigortacının, yapılan sigorta sözleşmesi kapsamında kişinin para ile ölçülebilen menfaatini zarara uğratan tehlikenin meydana gelmesi halinde zararı karşılamayı yükümlendiği belirtilmiştir. Unutulmamalıdır ki araç değer kaybının trafik sigortası tarafından karşılanabilmesi için de teminat süresini geçmeden maddi kayıp için talepte bulunulmalıdır. Eğer sigortacı ifa borcundan kısmen veya tamamen kurtulabilir. Bu durumda zorunlu sigorta miktarına kadar sorumluluklarının devam ettiğini belirtmek gerekir. 

Araç değer kaybının yanında, zorunlu trafik sigortası ölüm tazminatı da bulunmaktadır. Yani sürücülerden kusurlu ya da kusursuz olan tarafın ölmesi halinde trafik sigortası ölüm tazminatı ölen kimsenin somut şartlarına göre belirlenecektir.

Araç Değer Kaybı Davası Nasıl Açılır?

Araç değer kaybı davası kaza sonrasında araçta oluşan değer kaybının tazmin edilebilmesi için açılmaktadır. Değer kaybı davası kazaya sebep olan tarafın trafik sigortası var ise sigorta şirketine yoksa sürücünün kendisine açılacaktır. Borçlar Kanunu madde 122’ye göre, davalı taraf kazada hiçbir kusuru olmadığını ispat etmediği sürece meydana gelen zararı ödemekle yükümlüdür. Davacı yalnızca araç değer kaybını değil, bunun yanında bakım onarım masraflarını da değer kaybı davası içerisinde talep edebilmektedir. 

Araç Değer Kaybı Davası Kimler Tarafından Açılabilir?

Araç değer kaybı davası, aracın kazadan sonra oluşan piyasadaki maddi değer kaybının tazmin edilmesi için açılmaktadır. Dolayısıyla hatasıyla kazaya sebep olan taraf değer kaybı tazminatı isteyemeyecektir. Araç değer kaybı davası, kazaya sebebiyet veren sürücüye karşı kazada kusursuz olan sürücü tarafından açılabilecektir. 

Araç Değer Kaybı Davası Açma Süresi Ve Zamanaşımı

Araç değer kaybı davası açma süresi, 2 yıldır. 2 yıllık zamanaşımı kazanın olduğu tarihten itibaren başlayacaktır. 2 yıl içinde dava açılmaz ise, artık değer kaybı davası açarak tazminat talep edilemeyecektir. Değer kaybının tazmin edilebilmesi için bu sürenin geçirilmemesi oldukça önemlidir. 

Araç değer kaybına ilişkin tazminat davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Ancak Asliye Ticaret Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.

Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesine göre bir motorlu aracın bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması halinde, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. Dolayısıyla araç değer kaybından öncelikle aracın sürücüsü, araç maliki ve işleteni sorumludur.

Bir diğer sorumlu ise kusurlu tarafın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yaptığı sigorta şirketidir. Bilindiği üzere araç sahiplerinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yapması zorunludur. Bu sigortanın yapılma amacı sigorta ettirenin, üçüncü kişilere verebileceği olası zararları teminat limiti tutarınca gidermektedir. Türk Ticaret Kanunu’nun 1409. maddesine göre trafik kazası esnasında değer kaybı oluşması durumunda kusurlu olan tarafa bağlı olan sigorta şirketi bu değer kaybını karşılamak zorundadır. Dolayısıyla araç değer kaybından araç sürücü, araç maliki ve işleteninin yanında kusurlu tarafa bağlı sigorta şirketi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. 

Araç değer kaybının tazmini için sigorta şirketine başvuru, tahkim ve dava yolu gibi farklı başvuru yolları vardır. Aracında değer kaybı meydana gelen kişi, kusurlu olan tarafa, bağlı olduğu sigorta şirketine veya her ikisine birden araç değer kaybının tazmini için dava açabilir. Ancak kusurlu olan tarafa doğrudan dava açmak çok pratik bir yol olmadığından, uygulamada çoğu zaman öncelikle kusurlu olan tarafın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yaptığı sigorta şirketine başvuruda bulunulmakta, sigorta şirketinin tutumuna göre tahkim veya dava yoluna başvuruda bulunulmaktadır.

Hemen belirtelim ki Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesine göre sigorta şirketine dava açmadan önce yazılı olarak başvuruda bulunulması dava şartı olduğundan, eğer dava kusurlu tarafla birlikte sigorta şirketine de açılacaksa mutlaka dava açmadan önce sigorta şirketine araç değer kaybı için yazılı başvuruda bulunulmalıdır. Aksi halde mahkemece, dava şartı yokluğundan dava reddedilir.

Sigorta şirketi, kendisine yazılı olarak yapılan başvuruyu 15 gün içerisinde yazılı olarak cevaplamak zorundadır. Sigorta şirketi, 15 gün içinde başvuruya yazılı olarak cevap vermezse, verilen cevap başvurucunun talebini karşılamazsa veya başvuruyu reddederse araç değer kaybının tazmini için dava açılabilir. Bunun yanında dava açmak yerine 5684 sayılı Kanun çerçevesinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na da başvuruda bulunulabilir. Sigorta Tahkim Komisyonu önüne gelen uyuşmazlıkları en fazla dört ay içerisinde sonuca bağlamak zorunda olduğundan, dava yoluna nazaran daha hızlı sonuç alınabilen bir başvuru yoludur. Bu nedenle uygulamada sıklıkla başvurulan bir yoldur.

Araçta meydana gelen değer kaybı genellikle sigorta eksperleri tarafından hesaplanmaktadır. Araçtaki toplam hasar bedeli, varsa eski hasar kayıtları, değişen veya tamir gören parçalar, aracın marka ve modeli, üretim yılı, kilometresi, trafiğe çıkış tarihi ve pazar değeri gibi kriterlere göre Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki Hesaplama Tablosu dikkate alınarak araçta meydana gelen değer kaybı hesaplanmaktadır. Mahkeme aşamasında da aynı kriterler dikkate alınarak uzman bilirkişiler aracılığıyla hesaplama yapılır. Araç değer kaybı için sigorta şirketine başvuruda bulunmadan önce araç değer kaybıyla ilgili uzman bir sigorta eksperinden, ekspertiz raporu alınması araç değer kaybı oranının doğru hesaplanıp hesaplanmadığını belirleme açısından büyük önem arz etmektedir.

Araç değer kaybından doğan tazminat davalarında birden fazla yetkili yer mahkemesi bulunmaktadır. Buna göre dava; davalının yerleşim yerinde, birden fazla davalı varsa bunlardan birinin yerleşim yerinde, trafik kazasının meydana geldiği yer mahkemesinde, zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde veya sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir.

Araç değer kaybından doğan tazminat davalarında görevli mahkeme esasen Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Ancak sigorta şirketine dava açılacaksa görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Bu noktada eğer dava yalnızca araç sürücüsüne, malikine ve işletenine karşı açılacaksa Asliye Hukuk Mahkemelerinde, araç sürücüsü, maliki veya işleteni ile birlikte sigorta şirketine karşı açılacaksa veya yalnızca sigorta şirketine açılacaksa Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmalıdır. Ayrıca İstanbul’da bulunan Sigorta Tahkim Komisyonu da görevlidir.

Araç değer kaybı için sigorta şirketine yazılı başvurunun yapıldığı tarihten itibaren Sigorta şirketi 15 gün içinde cevap vermek zorunluluğu bulunmaktadır. 15 gün içinde ödeme yapılmaz ya da olumsuz cevap verilirse Sigorta Tahkim komisyonuna başvuru yapılır. Sigorta Tahkim komisyonu ise 4 aylık sürede başvuruyu karara bağlamak zorundadır. Sigorta Tahkim komisyonun verdiği karar mahkeme kararı yerine geçer.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir